Suyun sınıflandırılmasında, Türk Standartlarında (TS 266) da geçen yaklaşık 40 adet parametrelerden yararlanılmaktadır.Bu parametrelerin analiz edilmesi sonucunda suyun kullanım amacına göre uygunluğu değerlendirilebilir.Bu parametrelerden sadece birisinin standart değerler dışına çıkması suyun içme suyu olarak kullanılmasını engeller.
2-TATLI SU VE ACI SU NE DEMEKTİR?
Toplam Çözünmüş
Madde (TDS) suların mineral ve iyon zenginliğini gösteren önemli parametrelerden
bir tanesidir. Çünkü, tabiatta sular, kaynaklarına göre, TDS konsantrasyonları
açısından farklılıklar gösterirler. 1500 mg/Lt TDS konsantrasyonu "Tatlı Su"
kaynakları için üst limittir. 5000 mg/Lt TDS'ye sahip sular genel olarak "Acı
Su" olarak tabir edilirken daha fazla TDS içeren sular "Tuzlu Su" olarak
tanımlanır. Sularda yüksek oranda TDS bulunması (> 2000 mg/Lt) hemen her
kullanım amacı için suda iyon giderme işlemini gerektiren bir durumdur. Bu tip
bir su endüstriyel veya sosyal su temininde kısıtlı amaçlar haricinde
kullanılamayacağı gibi, sulama suyu amaçlı olarak ta kullanılamaz.
3-YERÜSTÜ SULARI İLE YER ALTI SULARI ARASINDA NE GİBİ FARK MEVCUTTUR?
Tatlı sular, yüzeysel su kaynakları ve yeraltı Akifelerinden temin edilir. Yüzeysel su kaynakları, genel olarak, bulanık ve tortuludur, ve sulama amaçlı kullanımlar dışında mutlaka filtrasyon gereklidir. Yeraltı suları ise, çözünmüş madde konsantrasyonu açısından oldukça zengindir. Ancak, yeraltı suları, kalite olarak yüzeysel su kaynaklarına göre daha yüksek vasıftadır. Yeraltı katmanları arasındaki süzülme esnasında yüksek miktarda katı madde, çözünmüş formda yeraltı suyuna karışır. Yeraltı sularının TDS açısından zengin olma sebebi de budur. Yer altı sularında genelde rastlanan TDS değeri 600 – 900 mg/lt TDS’dir.
4- Suyum Temiz ve Tadı İyi, Rahat Olabilir miyim ?
Suyun kokusu, görünüşü ve tadı onun kalitesini göstermez. Sudaki çok sayıda problem hissedilmez ve görülmez olabilir. Emin olmanın tek yolu onu test etmektir. Şebeke suyu kullanıyorsanız bağlı olduğunuz kaynağın değerlerini temin edebilirsiniz. Ancak suyun taşınması ve depolanmasından kaynaklanan problemler göz önüne alındığında suyun test edilmesi en emin yoldur.
Hayır, kaynamış su
yalnızca bakterileri yok eder. Nitrat gibi çoğu kirletici madde kaynatılarak
sudan ayrılamaz. Bazı durumlarda kaynatma işlemi suyu azalttığı için kirletici
maddelerin konsantrasyonunu arttırabilir. Buda sağlığımız için ciddi
tehlikelerin yaşanmasına neden olur.
6-SU ARITMA NEDİR ?
7- Neden Su Arıtma Cihazına İhtiyacım Var?
Dünya yüzeyinin %70'i sularla kaplıdır. Fakat sadece bunun % 3'ü kullanılabilir niteliklere sahiptir. Bu kadar az olan ve hayatımızın her aşamasında kullandığımız su, çevresel ve doğal nedenlerle her zaman istenilen koşullara uygun olmayabilir. Dünyadaki hızlı gelişmeye paralel olarak doğal su kaynakları da her geçen gün azalmakta yada kirlenmektedir.
Son yıllarda baraj havzalarının ve kaynak suyu havzalarının etraflarının
yerleşim bölgeleri , sanayi kuruluşları ile çevrilmesi sonucu bu bölgelerde
hızlı bir kirlenme gözlenmektedir. Her ne kadar yerel yönetimler baraj
havzalarını korumaya çalışsalar ve buralardan gelen suları arıtmaya çalışsalar
da bu çabalar yeterli olmamaktadır. Özellikle kaynak suları kirliliğe maruz
kaldıysa bu sular klorlanmadığı ve arıtılmadığı için daha büyük riskler
içermektedir. Hepimiz televizyonlardan, gazetelerden suların kirliliği hakkında
çeşitli haberler duymuş yada görmüşüzdür.
Musluğumuzdan akan içerisinde ne olduğumu bilmediğimiz bu suları kullanabilmek
için bir işleme tabi tutmamız gerekmektedir. Dünyadaki hızlı gelişmeye paralel
olarak su arıtma cihazları da teknolojilerini yenilemişler ve çok modern arıtma
cihazları yapılmıştır. Bizlerde ihtiyaçlarımıza uygun cihazları alıp kirlilikten
arınmış sağlıklı temiz suyu içmeliyiz. Bir çok ülke sulardaki kirliliğin
farkına erken varmış hatta Amerika Birleşik Devletlerinin bir çok eyaletinde su
arıtma cihazlarını evlerde işyerlerinde kullanmak kanunen zorunlu hale
getirilmiştir.
Bizlerde gerçekten Sağlıklı, Hijyenik, ve mineral konsantrasyonu bizim için en
uygun olan suları kullanmalıyız. En önemlisi de kullandığımız sudan emin
olmalıyız. Bu nedenle Türkiye de hangi bölge olursa olsun, nerede ikamet
edersek edelim su arıtım cihazlarını kullanalım.
8-ARITILMIŞ SU SAĞLIKLIMIDIR ?
Doğru dizayn
edilmiş arıtma sistemlerinden geçirilmiş olan sular elbette
sağlıklıdır.Ancak,dikkat edilmeden hatalı seçilmiş olan arıtma cihazlarından
temin edilen sular zararlı olabilir ve hatta hastalık yapabilir.Burada
sorumluluk tamamıyla dizayn mühendisine aittir.Genelde cihaz kalitesizliğinden
kaynaklanan problemler ikincil problemlerdir.Birincil problemler,yanlış
dizayndan kaynaklanmaktadır.Çok hızlı ve çok su arıtmak esas değildir.Esas olan
sağlıklı bir arıtma yapmaktır.
9- ARITILMIŞ SU SAKLANABİLİR Mİ ?
Evet. Arıtılmış
suyun kirlenmesini önlemek için, sıkı kapaklı temiz bir kapta saklayın. Hava
geçirmeyen bir kapta doğru bir şekilde soğutulursa, arıtılmış su bir haftaya
kadar saklanabilir.
10-SUYU NE DERECE ARITMAK DOĞRUDUR ?
Kullanım amacının
gerektirdiğinden daha kaliteli bir su temin etmek, yatırımın maliyetini gereksiz
artırmakla eşanlamlıdır. Aynı zamanda en ucuz sistemin seçilmesi de boşa yatırım
yapılması anlamına da gelebilmektedir. Bundan dolayı, su arıtma sistemlerine
ilişkin yatırıma girmeden önce biraz zaman ayırıp detaylı inceleme ve
tetkiklerde bulunmak ve amaca uygun sistemin seçimini sağlamak çok önemlidir. Bu
yapılmadığı takdirde, standartlara göre teklif veren firmaların tekliflerinin
ilk aşamada elenmesi kaçınılmaz olacaktır. Bununla birlikte, tüketici de işe
yaramayan bir sistem satın almış olacaktır. Şu iyi bilinmelidir ki, su arıtma
sistemlerinin % 100 verimli çalıştığının veya hiç çalışmadığının alıcı
tarafından tespit edilmesi belli sistemler dışında oldukça zahmetli ve zordur.
Bu sebeple sistemlerin temel seçim esaslarının hem alıcı hem de dizayn mühendisi
tarafından iyi bilinmesi gereklidir.
11-SUYU İÇME SUYU OLARAK KULLANMAYACAĞIZ,BUNA RAĞMEN SUYUN ARITILMASI GEREKLİ MİDİR ?
Musluklardan akan
su, belki doğrudan içilmeyebilir, ancak dolaylı yollardan insan vücuduna
girebilmektedir. Sebze, meyve yıkama, diş fırçalama ve vücut temizliğinde
kullanılan suyun hijyenik olması oldukça önemlidir. Bunun dışında bina
tesisatının ve evlerdeki cihazların korunması için suyun arıtılması gereklidir.
12-HER
TÜRLÜ SU ARITILARAK İÇİLİR HALE GELEBİLİR Mİ ?
Evet, ancak farklı
tipte sulara farklı arıtma üniteleri gerekecektir. Sadece musluk suyu, şebeke
suyu değil eğer istenirse, deniz suyu ve atıksular bile içme suyu haline
getirilebilir. Ancak, yatırım maliyetleri ve kullanılacak cihaz tipleri
değişecektir.
13-ARITMA SİSTEMLERİ NEREDEN ALINMALIDIR ?
Su arıtma
sistemleri konusunun uzmanı olan insanları çalıştıran ve müşteriye satış öncesi
ve satış sonrası destek verebilecek olan firmalardan alınmalıdır. Ucuz sistemler
değil işe yarayacak sistemler, pahalı sistemler değil ihtiyacı karşılayacak
sistemler seçilmelidir. Satın alma öncesinde mutlaka detaylı araştırma
yapılmalıdır.
14- ARITMA SİSTEMİ SEÇERKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR ?
Sadece yatırım
maliyetine bakılarak yapılan değerlendirmeler çok zaman yanlış sonuçlar
verebilmektedir. Ama bu, en pahalı sistem en iyisi anlamına gelmemektedir.
Sistem ve teklif değerlendirmesinde istenen sonuç için optimum şartları sağlayan
dizayn seçilmelidir. Optimum şartların sağlanması ise aşağıdaki unsurlara
bağlıdır.
Seçilen su arıtma üniteleri, temin edilen çıkış suyu nihai kullanım amacına
uygun olmalıdır. Kullanım amacının dışına çıkan her ünite, gereksiz yatırım ve
işletme maliyeti anlamına gelir.
Ünitelerin seçimi esnasında hidrolik kapasite değil, arıtma kapasiteleri göz
önünde bulundurulmalıdır. Arıtma kapasitesine göre seçilmeyen bir ünite istenen
verimi sağlamayacaktır. Tipik bir değer olarak, özellikle kum ve aktif karbon
filtreleri için tank içindeki hızın 20 mt/saat'i aşmaması gerekir. Aştığı
durumlarda, filtrenin ana işlevlerinden olan adsorpsiyon işlevi kaybolur ve
sadece süzme işlevi devam eder. Bunun yanı sıra yatak hızının artması,
filtredeki basınç kaybının da artmasına sebep olacaktır.
Sistem dizayn edilmeden önce detaylı bir ham su analizinin yapılması faydalı
olacaktır. Suyun içindeki kirletici parametrelerin ölçümü sistem dizaynında
vazgeçilmez bir unsurdur.
Tüketilecek su miktarının doğru belirlenmesi, optimum sistem seçimini
sağlayacağı gibi, gereksiz yatırım maliyetinden de kaçınılmasını sağlayacaktır.
Su arıtma sisteminin montaj noktası 24 saat sürekli sabit basıncın sağlandığı
bir nokta olmalıdır.
15-Şişe suları çeşme sularından farklı mıdır ?
Evet. En önemli
farklılık suyun kaynağıdır. Şehir suları genellikle göl, nehir, baraj ve
bentlerden sağlanır. Bu nedenle zararlı öğelerin suya karışma riski fazladır.
Şişe suları ise genelde koruma altına alınmış yer altı su kaynaklarından elde
edilir. Çeşme ve şişe sularının dağıtım sistemleri farklıdır. Şehir suları
kilometrelerce uzunluktaki borularla evimize ulaşırken, şişe suları fabrikalarda
şişelenirler. Şişe suları ayrıca klor veya klorlama kalıntıları içermez. Bu
nedenle yapılarında trihalometanlar bulunmaz. Şişe sularının çoğu klor yerine
oksijenin bir formu olan ozonla veya UV ile bakterilerden arındırılır.
Klorlanmış çeşme suları bazen istenmeyen bir lezzet veya kokuya sahip
olabilirken, bu koku şişe sularında görülmez. Çeşme sularında kurşun ve
alüminyum bulunma riski daha fazladır.
16-SUYUN ANALİZİ YAPILMALI MIDIR? SU ANALİZLERİNİ NEREDE YAPTIRABİLİRİM ?
Sistem
seçilmesinin doğru olması için mutlaka su analize gönderilmelidir.Suyun
analizini Hıfzısıhha Enstitüsü,Üniversiteler ve özel laboratuarlarda yaptırmak
mümkündür. Detaylı analizler için laboratuar analizleri gereklidir.
Suyunuzun analizi için (0324) 337 17 27 arayabilirsiniz.
Reverse Osmos Sisteminin İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ ANA
BİLİM DALIN’dan alınmış raporu mevcuttur.Ayrıca yetkili elemanlar tarafından su
sertlik analizi ve su cinsinin testi tanıtım esnasında yapılmaktadır.
17-SUDA HANGİ ANALİZLER YAPILMALIDIR ?
Görünüm, renk,
bulanıklılık, toplam sertlik, klorür, iletkenlik, nitrit, amonyak, nitrat,
demir, kurşun, mangan, alkalinite, pH, toplam bakteri, koliform bakteri
bakılması gereken parametrelerdir.
18-SERT SU
NEDİR ?
Sert su normal olarak konutlarda en çok rastlanan problemdir. Sert su, 1 GPG’nin
üzerinde sertlik minerali bulunduran sulardır. En yaygın sertlik mineralleri
kalsiyum, manganez ve magnezyumdur.
19-SERT SU NASIL ÖLÇÜLÜR ?
Fransız sertliği (Fr) veya mg/lt CaCO3 ülkemizde yaygın olarak sertlik sınıflandırmasında kullanılan birimlerdir. Suyun içindeki sertlik iyonlarının konsantrasyonunu tanımlamada kullanılır. 1 Fr derecesi 10 mg/lt CaCO3 sertliğine eşittir.
20- SERT SU NASIL DERECELENDİRİLİR ?
| Çok Yumuşak | 0-5 Fr (Kaynak suyu ) |
| Yumuşak | 5-10 Fr |
| Orta Sert | 10-20 Fr |
| Sert | 20-30 Fr |
| Çok Sert | >30 Fr |
21-SERT SU NE GİBİ PROBLEMLERE SEBEP OLUR ?
Sert suyun
zararları çok kısa olarak aşağıdaki gibi verilebilir.Sert su ile evsel
kullanımlarda daha fazla sabun ve temizlik ürünü kullanılır.Sert su değdiği her
noktada temizlenmesi çok zor olan sabun çökeleklerine neden olur.Sudaki sertlik
zamanla kendiliğinden veya su ısıtıldığında hızla çözünürlüğünü kaybeder ve
geçtiği yüzeylere yapışmaya başlar.Su borularının ısıtıldığı yüzeylerde daha da
artan kireçlenme,yalıtkanlığa sebep olur ve elektrik tüketimini
arttırır.Kalorifer tesisatındaki kireçlenme yakıt tüketiminin artmasına sebep
olur.
Sabun çökeleği banyo ve duş sonrası insan derisine yapışır.Deri gözeneklerini
tıkar ve saç tellerini kaplayarak sertleştirir.Deriye yapışan kütle,bakteri
üremesi için elverişli bir ortam çıkarır. Sertlik minareleri yemeklerde
istenmeyen bir tat verir.Sert su ile yapılan buz buğulu bir görünümde olur.
22. Su Nasıl Yumuşatılır ?
Suyunuz eğer 10 Fr
üzerinde sertlikte ise mutlaka yumuşatılması gereklidir.
Suyu yumuşatmanın en pratik yolu iyon değiştirici reçine kullanmaktır. İyon
değiştirici reçineli sistemler genelde sodyum iyonları ile sertlik iyonlarını
yer değiştirterek çalışırlar. Proses esnasında su reçine tanecikleri arasından
süzülerek geçer. Reçine tanecikleri üzerindeki elektrik yükü sodyum iyonlarını
reçine taneciği üzerinde tutar. Ancak, reçine taneciklerinin aynı zamanda
sertlik minerallerini tutma kabiliyeti de vardır. Reçine taneciklerinin sertlik
minerallerini tutma kabiliyeti sodyum iyonlarını tutma kabiliyetine göre daha
fazladır. Bu şekilde iyon değişimi gerçekleşir.
Belli miktarda
sert su reçine yatağından geçtikten sonra, reçine tanecikleri tamamıyla, sertlik
mineralleriyle kaplanır. Bu durumda sertlik minerallerinin tutulması son bulur.
Sertlik iyonlarının tekrar sudan tutulabilmesi için reçine taneciklerinin
sertlik minerallerinden kurtarılarak tekrar sodyum taneciklerinin bağlanması
gereklidir. Bu işleme ‘rejenerasyon’ adı verilir. Rejenerasyon esnasında tuzlu
su reçine tankına verilir ve reçine sodyuma doyurulur. Reçine tankında biriken
yüksek konsantrasyondaki sodyum iyonları sertlik iyonlarını reçine
taneciklerinden ayırır. Reçine daha sonra temiz su ile durulanarak, fazla tuz ve
sertlik mineralleri tanktan atılır. Reçine tankı tekrar sertlik iyonlarını
tutmaya hazır durumdadır.
23.Yumuşatma Ünitelerinde Rejenerasyon Kontrolü Nasıl Yapılır ?
Genelde iki tip
kontrol mekanizması vardır.
Miktar (Debi) Kontrollü: Kontrol grubu bir su sayacına bağlıdır. Reçinenin
yumuşatabileceği kadar su miktarı kontrol grubuna tanımlanır. Tank içinden
belirlenen miktarda su geçtiğinde cihaz rejenerasyona geçmek üzere sinyal alır.
Genelde iki depo arası sistemlerde kullanılır.
Zaman kontrollü: Kontrol grubu üzerindeki zaman saati vasıtası ile rejenerasyon kontrolü yapılır. Tank içinde iki rejenerasyon arası zaman aralığında yumuşatılacak su miktarına yeterli olacak kadar reçine bulunmalıdır.
Çoğu kişi temiz
içme suyunun faydalarını bilir ancak yumuşak suyun ailelere sağlayabileceği
avantajlar daha az bilinmektedir. Yumuşak suyun yaşam kalitenizi şu şekilde
geliştirir.
1) Yumuşak bir suya sahip olmak tasarruf sağlar. Daha az sabun ve temizlik
malzemesi kullanılır. Bütçenizdeki tasarruf otomatik olarak gerçekleşir.
2) Su tesisatınız daha uzun ömürlü olur. Sert su tesisatta mineral kalıntılarına
yol açar. Yumuşak suda ise bu kalıntılar olmaz. Su basıncı ve tazziki azalmaz.
Set suda kalorifer tesisatındaki kireçlenme yakıt tüketiminin artmasına sebep
olur.
3) Su ısıtma araçları daha uzun ömürlü hale gelir. Sert suyun bıraktığı tortu ve
kireç birikintilerini bırakmaz. Isıtıcınızda kireç kalıntıları olmadığında en az
%20 enerji tasarrufu sağlar.
4) Traş yanmalarını azaltır. Yumuşak su traş bıçağının daha kolay hareket
etmesini sağlar. Traş bıçağınızın da ömrünü uzatır.
5) Su kullanan tüm cihazların ömrü uzar. Kahve, çay makinesından, nemlendirici
buhar makinesine, tüm araçların ömrü uzar.
6) Yumuşak suyla yapılan yemekler daha lezzetli olur. Sertlik mineralleri
yemeklerde istenmeyen bir tat verir. Sert su ile yapılan buz buğulu bir
görünümde olur.
1) Ciltlerinde
sabun kalıntıları kalmaz. Cildin doğal yağı minerallerle kaplanmadığı için
ciltleri daha yumuşak ve sağlıklı olur. Sert sularda sabun çökeleği banyo veya
duş sonrasında insan derisine yapışır. Deri gözeneklerini tıkar ve saç tellerini
kaplayarak sertleştirir. Deriye yapışan bu kütle, bakteri üremesi için elverişli
bir ortam yaratır.
2)Cildi temizlemek için daha az sabuna ihtiyaç olur. Bu özellikler daha küçük
çocuklar için önemlidir. Küçük yaşlarda ciltleri sabun ve temizlik ürünlerine
karşı daha hassastır. Yumuşak suyla az miktar sabun ve şampuan uzun süre
kullanılır.
3) Saçlar sertlik veren minerallerden oluşan bir paltoyla örtülmediğinde daha
yumuşak olur ve kolay şekillenir. Bu kolay taranmayı ve karışmamayı sağlar.
1) Muhtemelen
yumuşak su kullandığınızda fark ettiğiniz ilk şey daha az temizlik malzemesi
alıyor olmanızdır. Bulaşık deterjanı, şampuan, çamaşır deterjanı ve sabunu daha
az kullanırsınız. Bunun sebebi yumuşak suyun çok güçlü temizleyici bir güç
olmasıdır. Daha az kullanıp daha iyi sonuç alırsınız. Normal olarak ½ veya 2/3
daha az temizlik ürünüyle aynı hatta daha iyi sonuç alırsınız.
2) Elbiseleriniz uzun ömürlü ve parlak olur. Sert su mineralleri kumaşta
bırakır. Bu ise onların donuk ve kirli görünmesine sebep olur. Çamaşır
makinenizde daha uzun ömürlü olur.
3) Lekeler ve halkalar banyoda oluşmazlar.
4) Bardak ve tabaklarda çizgiler oluşmaz.
5) Sert suyun bıraktığı film tabakası ve sabun kalıntıları olmadığı için kirli
yerler ve duvarlar daha kolay ve hızlı temizlenir.
6) Yumuşak suyla banyo yaptığınızda cildiniz daha yumuşak olur. Banyodan ve
duştan cildinizde gerçek temizliği hissederek ve yenilenmiş olarak çıkarsınız.
Aynı zamanda pürüzlü ve kuru cilt özelliklerini azaltır.
7) Eğer saçınızı boyuyorsanız rengi uzun süre parlaklığını korur.
27.YUMUŞATILMIŞ SU DAHA BERRAK BUZ YAPAR MI ?
Yumuşak suda bulunmayan sertlik minerallerinin buzun kalitesi ile ilgisi yoktur. Buzun kalitesi doğrudan suyun içindeki çözünmüş iyonlarla ilgilidir. Buz yapmada en kaliteli su ters ozmos ünite ile elde edilir. Diğer arıtma sistemleri ancak buz yapımında kısmi iyileştirme sağlar. Kaliteli buzun yapılabileceği suyun maksimum TDS’i, 150 mg/lt’dir.
28.YUMUŞATILMIŞ SUYUN İÇİNDEKİ SODYUMUN SAĞLIĞA ZARARI VAR MIDIR ?
Normal sağlıklı insanlar için problem yoktur. Ancak, sodyum kısıtlamalı diyetli hastalarda dikkat edilmesi gereklidir. Çünkü yumuşatma sistemlerinde özellikle 30 Fr seviyesinden daha sert suların yumuşatılması esnasında fazla miktarlarda sodyum iyonu verilmektedir.
29. DOĞAL YUMUŞAK SU İLE YAPAY YUMUŞATILMIŞ SU ARASINDA NE FARK VARDIR ?
Doğal yumuşak sular genel olarak asidik yapıya sahiptir ve çok az çözünmüş mineral içerir. Bu da suyu korozif yapar. Yumuşatıcılar vasıtası ile yumuşatılmış sular ise, bazik karakterde olup, orta derecede çözünmüş mineral içerir. Bu tip suların, önemli bir korozif etkisi yoktur.
30.YUMUŞATILMIŞ SU İLE BAHÇE SULAMAK DOĞRU MUDUR ?
Ham su sertliği 30 Fr üzerinde olan suların yumuşatıldıktan sonra bahçe sulamada kullanımı sakıncalıdır. Çünkü su sertliği yükseldikçe suya verilen sodyum miktarı da artmaktadır. Sodyum ise, bitki ve otların sulama suyunda bulunması sakıncalı olan bir parametredir. Sodyum açısından zengin sularla sulanan otlar sarımsı renkte olur.
31.HER TÜRLÜ SU KAYNAĞI SULAMADA KULLANILABİLİR Mİ ?
Sulama amaçlı kullanılan suların TDS değerinin yüksek olmaması istenir. Hassas bitkilerin sulamasında 500 mg/Lt TDS, üst limittir. 1000 - 2000 mg/Lt TDS içeren suların ise hassas olmayan bitkilerin sulanmasında kontrollü olarak kullanımına izin verilebilmektedir. TDS açısından fazla zengin sularla sulanan toprak zaman içinde üzerinde bitki yeşermez duruma gelir.
32.TORTU FİLİTRASYONU NASIL YAPILIR ?
Genelde görünümü
bulanık ve dibinde çökelti bırakan sular, tortulu olarak değerlendirilir. Tortu,
suyun kullanım amacı her ne olursa olsun, tolere edilmesi pek mümkün olmayan bir
parametredir. Tortu ile renk parametrelerini birbirleriyle karıştırmamak
gerekir. Renk, genelde sularda çözünmüş organik madde veya ağır metallerin
varlığının göstergesidir.
Tortunun çeşitli şekillerde giderilmesi mümkündür. Kum ve antrasit filtreler,
otomatik geri yıkamalı tortu filtreleri ve kartuş filtreler bu amaca hizmet eden
sistemlerden bazılarıdır. Bunlardan hem boyut olarak küçük, hem de maliyet
olarak ucuz olan kartuş ve çelik filtreler sadece süzme görevi görür ve bu
cihazların sık sık temizliğine ve periyodik bakımına dikkat edilmelidir.
Kum ve antrasit filtrelerde ise filtrasyon sadece, süzme etkisiyle değil aynı
zamanda adsorpsiyon etkisi ile de gerçekleşir. Doğru dizayn ve seçim yapıldığı
takdirde, oldukça efektif ve güvenilir bir şekilde çalışırlar. Ancak sistem
dizaynında tank içi filtrasyon hızının 20 mt/saat'i geçmemesi gerekir. Bu değeri
aşan durumlarda, sistemin adsorpsiyon etkisi kaybolacağı gibi, basınç kaybı da
artacaktır.
33.AKTİF KARBON NEDİR? NASIL BİR ARITIM SAĞLAR ?
Aktif karbonun
yaygın uygulama alanı, suyun içinde mevcut organik madde, renk, koku, tat ve
klor giderimidir. Ancak burada, söz konusu olan sadece fiziksel bir süzme işlemi
değildir. Aktif karbon sistemler, fiziko-kimyasal arıtma yapan sistemlerdir ve
suyun arıtılması esnasında adsorpsiyon mekanizması işlemektedir. Aktif karbon
kömürümsü ancak çok geniş yüzey alanına (1000-1500 m2/gr) sahip bir malzemedir.
Organik kirliliğin olduğu sularda ve klor giderme amacıyla yaygın olarak
kullanılmaktadır.
Aktif karbon ile ilgili dikkat edilmesi gereken bir konu, bakteri üremesi için
uygun ortam oluşturabilmesidir. Çünkü, aktif karbon organik maddeyi tutar ve
eğer suda bakteri varsa, bakteri bu organik maddeyi besin olarak kullanarak
üreyebilir. Bu gibi durumlarda bakteri kaçağı oluşumu mümkündür. Bu sebeple
aktif karbonun öncesinde ve sonrasında suyun dezenfekte edilmesi önemlidir.
Aktif karbon sistemlerin dizaynında, ünite tankı içindeki yatak hızının klor
giderimi için 25 mt/saat'i organik madde giderimi içinse, 6 mt/saat’i aşmaması
gerekir. Bu hızı aşan durumlarda ünite verimli çalışmayacaktır.
34-AKTİF KARBON KULLANIM ÖMRÜ NE KADARDIR ?
Aktif karbon malzemenin 2-3 senede bir değiştirilmesinde fayda vardır. Ancak bu değişim peryodu, ham suyun kalitesine ve arıtılan su miktarına göre sıklaşabilir ya da seyrekleşebilir.
35- AKTİF KARBON BLOK FİLTRE NASIL ÇALIŞIYOR ?
Sağlıkla ilgili pek çok kirletici madde (böcek ilaçları ve yan ürünleri, UOB'ler, THM'ler) karbon molekülleri içermektedir ve karbon molekülleri bir arada bağlanmaya yatkındır. Bu nedenle musluk suyundaki kirletici maddeler karbon blok filtreyle bağlanma eğilimi gösterecektir. Karbonu binlerce gözenek oluşturan özel bir ısıtma süreciyle "aktifleştiriyoruz". Bu şekilde kirletici maddeleri çekmek için karbon yüzey alanı artmaktadır. Karbon daha sonra sabit bir karbon bloğu oluşturmak için bir araya sıkıştırılmaktadır. Artırılmış yüzey alanı filtrenin su bloktan geçerken karbon esaslı kirletici maddeleri çekmesi ve "yakalaması" imkanını arttırmaktadır. Gözeneklerin yüzey alanı sınırlı olduğundan, karbon filtrenin sınırlı bir yakalama kapasitesi bulunmaktadır. Bu nedenle kartuş/filtre her yıl değiştirilmelidir.
36- KARBON FİLTRE BÜTÜN KİRLETİCİ MADDELERİ TEMİZLER Mİ ?
Hayır. Aktif karbon organik karbon esaslı bileşikleri zaten emiyor (yüzeyine yapıştırıyor) ancak demir, kireç, nitratlar, (kalsiyum ve magnezyum gibi) sertlik mineralleri veya krom ya da kadmiyum gibi çözünebilir ağır metalleri içeren inorganik bileşikleri aynı seviyede temizleyememektedir.
37-
KARBON BLOK VE UV IŞIĞININ HER İKİSİ DE GERÇEKTEN GEREKLİ MİDİR ?
Sürahi veya musluğa monte edilen filtreler gibi pek çok su arıtma seçeneğinde değişken etkinlik seviyeleriyle kullanılan karbon Filtrasyon pek çok ev kullanıcısı için etkin tek arıtma yöntemi olsa da, biz bunun yeterli olduğunu düşünmüyoruz. Bu nedenle kartuş/filtre/UV ışığı çift teknolojisini geliştirdik. Karbon blok tadı ve kokuyu etkileyen basit bileşenleri azaltırken böcek ilaçları ve UOB'ler gibi sağlığa etkisi bulunan kirletici organik maddeleri de azaltır. Karbon filtremiz ayrıca (kurşun, cıva ve radon gibi) inorganik kirletici maddeleri de azaltır. UV ışığı olası mikroorganizmaları imha etmektedir.
38- OTOMATİK ARITMA SİSTEMLERİ İŞLETİLMESİ ZOR SİSTEMLER MİDİR ?
Otomatik arıtma
sistemleri, kullanımı son derece basit ve insan müdahalesi gerektirmeyen
sistemlerdir. Sadece servis tarafından yılda bir kere verilecek kontrol servis
hizmeti yeterlidir. Bunun dışında, sadece yumuşatma sistemlerinin tuz tankına
tuz atılması dışında yapılması gereken hiçbir işlem yoktur.
39- TERS OZMOZ NEDİR ?
Ters ozmos, suyun içindeki istenmeyen tüm mineralleri sudan ayıran ve saf su ve içme suyu teminine yönelik olarak kullanılan membran filtrasyon prosesinin adıdır. Bu sistemler çapraz akışlı olarak çalışırlar. Bilinen anlamda filtrasyon prosesi değildir. Çünkü membran üzerinde suyun geçişine izin veren gözenekler son derece ufaktır. (Yaklaşık 1 mm’nin 2.000.000’da biri delik çapı). Böyle ufak bir gözenekten sadece su molekülleri ve bazı çok ufak inorganik moleküller geçebilmektedir. Diğer moleküller ise konsantre su fazında sistemden dışarı atılır.
40- TERS OZMOZ SİSTEMLER NASIL İÇME SUYU ÜRETİR ?
Ters ozmos üniteler genelde ön filtrasyon aşamaları sonrasında kullanılır. Su önce partikül filtreden geçirilir. Partikül filtrasyon, suyun içinde bulunan 5 mikrondan daha büyük olan tüm partikülleri tutar. (1 mikron = 0.001 mm) Partikül filtrasyon Membranların tıkanmasını engellemek amacı ile kullanılır. Partikül filtrasyondan sonra su aktif karbon filtreden geçirilir. Aktif karbon ile suda istenmeyen koku, tat ve klor tutulur. Aktif karbon filtreden geçirildikten sonra su, tekrar 1 mikron filtrasyondan geçirilir. Burada daha ince taneciklerin tutulması sağlanır. Bu ünitelerden geçen su ters ozmos membrana verilmeye hazırdır. Ters ozmos membran suyun çözünmüş iyonları tutar. Suyun içindeki bu iyonlar arasında, ağır metaller, sodyum, kurşun, arsenik, nitrat, asbest ve diğer bir çok zararlı iyonlar bulunur. Su ters ozmos membrandan çıktıktan sonra ikinci bir tat düzenleyici post aktif karbon filtreden geçirilir. Ters ozmos üniteden çıkan su son derece güvenilir içme suyudur.
41-TERS OSMOZ SİSTEMİNİN SAĞLADIĞI FAYDALAR NELERDİR ?
1)
Kireçsiz,kokusuz,klorsuz,berrak,yumuşak ve lezzetli bir içme suyu sağlar.
2) Böbreklerimizin ve diğer organlarımızın zarar görmesini engeller.
3)Kalp rahatsızlığı ve damar sertliği olanlar için idealdir.
4) Sulardan kaynaklanan sindirim sistemi rahatsızlıklarına son veriri.
5) Yemeklerin daha çabuk ve lezzetli pişmesini sağlar.
6) Üçte bir oranında daha az çay sarfiyatı ve ağız tadı ile içilecek çaya
kavuşur.
7) Çaydanlık ve semaverlerdeki kireçlenmeyi önler.
8) Çocuk mamalarının vitaminlerini korur ve lezzet verir.
9) Buharlı ütülerin kireç bağlayarak arızalanmasını önler.
10) Akvaryum balıkları ve süs bitkileri için ideal su sağlar.
11) Mutfağımızda yer kaplamaz.Kullanım kolaylığı sağlar.
12)Bu faydalara kavuşmak için yapılan harcamaları ortadan kaldırarak tasarruf
sağlar.
42- TERS OZMOZ SİSTEMLE EVİMDEKİ TÜM SUYU ARITABİLİR MİYİM ?
Aslında olabilir, ancak ters ozmoz çok yavaş bir prosestir. Ev tipi içme suyu sistemlerinin çoğu, 150 Lt/gün kadar su verir. Çok büyük bir sistem ancak tüm evin genel su ihtiyacını karşılayabilir. Sistemin kompleksliği ve pahalılığı bu tip ticari kullanımları sınırlamaktadır. Ayrıca, bir çok evsel kullanım için bu kadar yüksek kalitede su gerekli değildir.
43- TERS OZMOZ İÇME SUYU SİSTEMLERİN BAKIMA İHTİYACI VAR MIDIR ?
Sistem içindeki partikül filtreler ve aktif karbon filtrelerin belli bir ömrü vardır ve periyodik olarak değiştirilmelidirler. Genellikle bu filtrelerin yılda bir değiştirilmesi yeterlidir. Değişim sıklığı, ham su kalitesi ve arıtılan su miktarına göre değişebilir. Ters ozmos membran ise düzenli bakım ile en az 3-4 sene dayanacaktır. Membran değişim zamanının gelip gelmediği konusunda uzmana danışılması gereklidir.
44- TERS OZMOZ SİSTEMDE TUTULAN MİNERALLERE İNSAN VÜCUDUNUN İHTİYACI YOK MU ?
İnsan vücudunun bazı minerallere ve vitaminlere olan ihtiyacı doğrudur. Ancak, bu minerallerin istenen seviyede alınması için en doğru yol iyi ayarlanmış bir diyettir. Söz konusu faydalı mineraller suda o kadar az miktarlarda mevcuttur ki, bir insanın günlük mineral ihtiyacını ne kadar çok su içerse içsin karşılayabilmesi mümkün değildir.
45-Reverse osmosis Su Arıtma Cihazı Almak Yerine Bina Yada Ev Girişine İçme Suyu Sistemi Kurmak daha Uygun Değil mi ?
Hayır ev ve iş yerlerinde 2 tür suya ihtiyaç vardır; içme suyu ve kullanma suyu. Bina veya ev girişine içme suyu sistemi bağlamak aşağıdaki nedenlerden dolayı mantıklı değildir.
1- İdeal içme suyu elde etmek için kullanılan profesyonel arıtma sistemlerinin fiyatları küçümsenecek rakamlar değildir. Ev ya da bina girişine bağlanabilecek bir sistem hem içme suyunu hem arıtma suyunu karşılamak zorunda olduğu için yüksek arıtma kapasitesine sahip olmalıdır ve böyle bir sistem tek bir daire için minimum 6500$ seviyelerindedir. Filtreleri büyük ve periyodik filtre değişim giderleri yüksektir. Sistemin elde ettiği ideal içme suyunu temizlikte kullanmak, damacana kaynak suyuyla araba yıkamak gibi bir durumdur.
2- Bina yada ev
girişinde profesyonel içme suyu elde ettikten sonra bu suyu tekrar tesisat içine
vermek akıllıca değildir. Borularla temas eden arıtılmış suya pas, asbest, hatta
çeşitli mikro organizmalar karışabilir.
Sonuç olarak en akıllıca olan, suyu kullanma noktasında arıtmak, taze olarak
tüketmektir.
46-SUYUN DEZENFEKSİYONU NASIL YAPILIR ?
Suyun içindeki
mikroorganizmalar yaşamın kontrolü amacıyla suyun dezenfekte edilmesi şarttır.
Dezenfeksiyon işleminin, bir çok şekilde gerçekleştirilmesi mümkündür. Ancak, en
yaygın olarak klorlama ve Ultraviole dezenfeksiyon sistemleri kullanılmaktadır.
Klor, eskiden beri en yaygın kullanılan dezenfektandır. Yaygın
kullanımında klorun ucuz bir dezenfeksiyon sistemi olmasının yanı sıra, kalıcı
etkiye sahip olması da önemli bir etkendir. Klor, suya karıştırıldığı anda,
suyun içindeki bazı organik maddeler ve ağır metallerle reaksiyona geçer. Tüm
reaksiyonlar meydana geldikten sonra, 0.5 mg/lt serbest bakiye klorun suda
bırakılması, nihai kullanım noktasına kadar mikroorganizma faaliyeti
önleyecektir. Ancak klorlama yapıldıktan sonra herhangi bir noktada, serbest
bakiye klorun aktif karbon sistem vasıtası ile sudan alınması, arıtma sistemi
sonrasında suyu mikro organizmalar kirlenmeye açık hale getirecektir. Klorlanmış
su, aktif karbon sistemden geçirilse bile, 0,1 mg/lt bakiye klorun by-pass
edilmesi tavsiye edilir.
Ancak, klorun, suyun içindeki bir takım organik maddelerle birleşerek,
insan sağlığına zararlı kanserojen kimyasal bileşiklerin (trihalometan,
kloroform vb.) oluşumuna sebebiyet verdiği bilinmektedir. Klor kullanımı
kontrolsüz yapıldığı takdirde bu tip kimyasalların oluşumu mümkündür. Bu
sebepten dolayı, suyun dezenfeksiyonu amacıyla değişik kimyasalların kullanımı
da her geçen gün artmaktadır. Ancak günümüzde klor halen, en sık kullanılan
dezenfektandır.
Suyun dezenfeksiyonu amacıyla kullanılan bir diğer yöntem ise,
Ultraviole Dezenfeksiyondur. Bu yöntemde, dalga boyu 254.7 nanometre olan
Ultraviole ışınımı kullanılır. Bu ışınım, suyun içindeki mikroorganizmaların,
DNA yapısında bozulmaya sebep olup, üremeyi engeller. Ultraviole sistemler,
dezenfeksiyon amacıyla, oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Ancak bu
sistemlerde dikkat edilmesi gereken konu, sistemin nihai kullanıma mümkün
olduğunca en yakın yere konmasıdır. Ayrıca, sistemden çıkan su özellikle
atmosfere açık ayrı bir üniteye girmemeli ve bekletmeden kullanılmalıdır.
Ayrıca, voltaj düşümleri veya elektrik kesintilerinde, sistemin bir jeneratör
sistemine bağlı olması faydalı olacaktır. Sadece yüzde 10'luk bir voltaj düşümü,
sistemin etkinliğini % 20 oranında azaltabilmektedir. Ultraviole sistemlerin,
estetik olarak görünümü bulanık olan sularda kullanılması durumunda, suyun UV
ünite öncesinde hassas partikül tutma kabiliyetine sahip tortu filtrelerinden
geçirilerek bulanıklılığının giderilmesi şarttır. Zira, mikroorganizmalar, büyük
partiküllerin ışınımı engellemesi sonucu, UV üniteden canlı çıkabilmektedir. UV
ünitelerin ayrıca periyodik bakımı önemlidir. Senede bir kere UV lamba değişimi
ve ham su kalitesine bağlı olarak, periyodik olarak kuvars cam temizliğinin
yapılması çok önemlidir. Bu temizliğin yapılmaması, UV ışınım etkinliğini
azaltacaktır.
47- BULANIK SULARDA ULTRAVİYOLE DEZENFEKSİYON YAPILABİLİR Mİ ?
Hayır, bulanık sular Ultraviole ışının etkisini azaltmakta ve bakteri kaçağına neden olmaktadır. Bulanık sularda önce mikron filtrasyon ve bulanıklılık gideriminden sonra UV dezenfeksiyon yapılabilir.
48- OZONLAMA NEDİR ?
Klorlama yerine
kullanılabilen ve klorlamadan çok daha etkili bir dezenfeksiyon yöntemidir.
Ancak yerinde üretilmesi ve pahalı bir yöntem olması kullanımını
sınırlandırmaktadır. Avantajı, kanserojen kimyasal madde oluşumunun olmayışıdır.
49-KLOR SAĞLIĞA ZARARLI MIDIR ?
Klor bazı organik
maddelerle birleştiğinde kanserojen bileşikler oluşturabilmektedir.Eğer
klorlanan suda organik madde var ise,kanserojen madde oluşumu mümkündür.Bu tip
kanserojen maddeler aktif karbon ile veya ters osmos ile tutulabilmektedir.
50- FİLTRE KARTUŞU DEĞİŞTİRMEM GEREKMESİNE RAĞMEN DEĞİŞTİRMEDEN KULLANMAYA DEVAM EDEBİLİR MİYİM ?
Bunu gerçekten
yapmamalısınız. Filtre/kartuş ömrü karbon bloğun kirletici maddeleri yakalama
kabiliyetine dayalıdır ve karbon bloğu kirletici maddelerle dolduğunda
değiştirmezseniz, yeni kirletici maddeleri yakalayamayacaktır. Ne kadar
kullanımda kaldığına bağlı olarak, biriken kirletici maddelerin ayrılıp,
arıtılmış suya "dökülme" ihtimali bulunmaktadır ve bu arıtılmış suyu alınan
sudan daha kötü bir hale getirir.
51- ULTRAVİYOLE IŞIK SUYU RADYOAKTİF HALE GETİREBİLİR Mİ ?
Hayır. Su Arıtma
Sistemindeki su ultraviyole ışığa maruz kalmasına karşın, Ultraviole ışık
radyoaktif değildir. Bu nedenle, suyun radyoaktif hale gelmesi imkansızdır.
52- SU UV AMPULÜNE ZARAR VERİR Mİ ?
Hayır, UV ampulü
su yolundan tamamen izole edilmiştir.
53- ÇAY VE KAHVE İÇİN EN İDEAL SU NASILDIR ?
Çay ve kahvenin
gerçek tadını almak isterseniz. Şu özellikte su kullanmalısınız:
1. Klor gibi tüm oksidanlarda arındırılmış.
2. Tüm organiklerden arındırılmış
3. Toplam çözünmüş maddeleri (TDS) 60 ile 100 ppm (milyonda parçacık)
4. Sertliği 3-8 fr arasında
5. Sudaki sodyum 10mg/L altında
6. pH’ı pişirme yöntemine bağlı
7. Demir, mangan ve bakırdan arıtılmış veya 0.02 ppm’in altında
54- LAVABO VE TUVALETLERDEKİ KIRMIZI LEKELER NEDEN KAYNAKLANIR ?
Kırmızı lekeler suyun içindeki demiri gösterir. Suda demir çok çeşitli şekillerde bulunabilir. Giderilmesi ancak klor dozajı veya ozonizasyon ve ardından çöktürme ya da Filtrasyon ile mümkündür. Çözünmüş demir aynı zamanda yumuşatma sistemi ile de giderilebilir.
55- LAVABO VE TUVALTLERDEKİ MAVİ-YEŞİL RENK NEDEN KAYNAKLANIR VE NASIL GİDERİLİR ?
Mavi-yeşil renkli
lekeler suda bakır olduğunu gösterir. Su yumuşatma ünitesi ile giderimi
mümkündür.
56- SUDA KURŞUN NE ANLAMA GELİR ?
Kurşun insan
sağlığı için ciddi bir risktir. Suya kurşun kurşunlu borulardan ve contalardan
karışabilir. Kurşun insanlarda, hipertansiyon, duyma zorluğu, anemi, böbrek
hastalığı ve zeka kaybı yapar. Kurşunun sudan giderilmesi ancak ters ozmos ünite
veya su yumuşatma ünitesi ile mümkündür.
57-CRYPTOSPORİDİOSİS NEDİR ?
Bu tür tek hücreli
parazitin neden olduğu hastalığın adıdır.Günümüze kadar bunun bilinen bir
tedavisi yoktu.Söz konusu organizma,boyut olarak 3 mikron çapındadır.Bu parazit
çoğu kimyasal dezenfektana ve ultraviyole ışınına karşı dayanıklıdır.Ancak 1
mikron filtre veya ters osmos membran teknolojisi ile tutulması mümkündür.
58-GİARDİASİS NEDİR ?
Tek hücreli bir
bakterinin neden olduğu hastalığın adıdır.Bir çok zararlı bakteri ancak vücuda
birkaç yüz tane beraber girdiğinde hastalık yaparken,bu bakterinin bir tanesi
hastalığın başlangıcı için yeterlidir.Serin ve rutubetli ortamlar bu bakterinin
sevdiği ortamlardır.Giardiasis daha çok çocuklarda görülür.Çünkü yetişkinler
zamanla bağışıklık kazanabilmektedir.Çoğunlukla gastrointestinal hastalıkların
nedenidir.
59-Evimden Taşınırsam Cihazlarımı Ne Yapmam Gerekecek ?
Teknik servisimizle ile irtibata geçerek montaj ve bakımını çok kolay yaptırabilirsiniz.